Robert Oppenheimer
Dindar olmayan Yahudi bir ailenin ilk çocuğuydu. Babası Julius S. Oppenheimer Almanya'dan ABD'ye göç etmiş varlıklı bir tekstil ithalatçısı, annesi Ella Friedman ise ressamdı. Kendisinden sekiz yaş küçük erkek kardeşi Frank da fizikçi olmuştur.
Harvard Üniversitesi'ndeki kimya öğrenimini üç yılda tamamladı. Aynı zamanda fizik bölümünden de dersler almıştı. Bu arada sanat, edebiyat ve çeşitli dillerle de ilgileniyordu. O dönemde fizik eğitimi Avrupa'da ABD'den daha iyi olduğu için Harvard Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra İngiltere'ye gitti. Burada yaptığı laboratuar çalışmalarında, laboratuar ortamının kendisine göre olmadığını gördü ve eğitimine teorik fizik konusunda devam etmeye karar verdi. 1926 yılında Max Born ile beraber çalışmak üzere Göttingen Üniversitesi'ne gitti. Burada arkadaşlık kurduğu Werner Heisenberg, Pascual Jordan, Wolfgang Pauli, Paul Dirac, Enrico Fermi ve Edward Teller gibi öğrenciler de daha sonra kendisi gibi ünlü fizikçiler oldular. 1927 yılında, sadece 22 yaşındayken doktora derecesini aldı. Göttingen'de özellikle kuantum teorisi ile ilgili birçok makale yayınladı. Eylül 1927'de teorik fizik uzmanı olarak Harvard Üniversitesi'ne döndü. 1928'de Kaliforniya Üniversitesi'nde fizik dersleri vermeye başladı.
1930'larda komünist görüşlerden etkilendi. 1937 yılında ölen babasından kalan 300.000 dolarlık mirasla sol görüşlü çeşitli gruplara maddi destek verdi. Komünist partinin birçok üyesiyle düzenli temas halinde olmasına rağmen partiye katılmadı.
Kasım 1940'ta Katherine ("Kitty") Puening Harrison ile evlendi. 1941 ve 1944'te iki çocuğu oldu.II. Dünya Savaşı sırasında nükleer silah üretmek için başlatılan Manhattan Projesinin bilimsel başkanıydı. Atom bombasının babası olarak da tanınır.
Atom Bombası
Uranyum ve plütonyum atomlarının parçalanmasıyla ortaya çıkan çok büyük enerjiden yararlanan bir bomba türü. Atom bombasının patladığı anda bir milyon derecelik bir sıcaklık oluşur. Atom bombasının üç yıkıcı özelliği vardır. Bunlardan birincisi patlama sırasında büyük bir sarsıntı meydana gelir. Buna sarsıcı dalga adı verilir. Sarsıcı dalga sesten daha hızlı hareket ederek güçlü bir rüzgârın oluşmasına yol açar. Atom bombasının ikinci yıkıcı özelliği sıcaklıktır. Bomba patladığı sırada oluşan sıcak hava çevredeki her şeyi kavurur. Üçüncü ve son yıkıcı özellik radyoaktivitedir. Bomba patladığında ortaya çıkan radyasyon tüm canlı varlıkların zarar görmesine, hatta o bölgedeki yaşamın sona ermesine neden olur.
Atom bombasına yönelik ilk çalışmalar 1940’lı yıllarda Almanya’da başlamıştır. Bununla birlikte atom bombası ilk kez ABD tarafından 2. Dünya Savaşı’nda kullanılmıştır. ABD, Japonya’nın Hiroşima ve Nagasaki kentlerine 6 ve 9 Ağustos 1945 tarihlerinde birer atom bombası atmıştır. Bombanın etkisiyle toplam 250 000’den fazla kişi ölmüş, 150 000 kadar insan yaralanmıştır. Hiroşima’da 10 kilometre karelik bir alan dümdüz olmuştur. Günümüzde bile bu bombanın yaydığı radyasyonun etkisiyle sakat doğan çocuklar ve hasta olan insanlar vardır.
08 Nisan 2009
Atom Bombasını Kim Yaptı?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder